Ortadoğu’da ilan edilen geçici ateşkes, bölgedeki askeri gerilimi kısmen azalttı, ancak Hürmüz Boğazı üzerindeki belirsizlikler devam ediyor. Bu kritik deniz ticaret rotasında insansız hava araçları, potansiyel deniz mayınları ve güvenlik tehditleri nedeniyle tanker trafiği büyük ölçüde durma aşamasına geldi. Basra Körfezi’nde çeşitli noktalarda demirleyen yüzlerce gemi, haftalardır hareket izni bekliyor. Gemilerden birinin mürettebatı, “Yüklü tankerlerle bekliyoruz. Ne yol alabiliyoruz ne de geri dönebiliriz,” diyerek içinde bulundukları zor durumu dile getirdi. Ayrıca, pek çok denizcinin gemiden ayrılmak istediği bilgisi de geldi.
Denizcilerin karşılaştığı kriz, sadece lojistik bir sorun değil, aynı zamanda insani bir boyut da kazanmış durumda. Uzun süredir devam eden belirsizlik, mürettebat arasında ciddi bir psikolojik baskı oluşturuyor. Bazı denizcilerin görevlerini bırakma kararı aldığı ve bazı gemilerde “mental çöküş” vakalarının yaşandığı bildiriliyor. Denizci destek hatları devreye sokulmasına rağmen, sahadaki koşullar gün geçtikçe kötüleşiyor.
International Transport Workers’ Federation verilerine göre, bölgedeki çatışmaların başlangıcından bu yana yaklaşık 300 gemiden bin civarında denizci, ülkelerine geri dönmek için başvuruda bulundu. Örgüt, güvenlik risklerinin yanı sıra maaş gecikmeleri, gıda ve temiz suya erişim gibi sorunların krizi daha da derinleştirdiğine dikkat çekiyor.
Nautilus International yetkilileri, gemilerdeki mürettebatın kendisini “kolay hedef” gibi hissettiğini belirterek mevcut durumun sürdürülemez olduğunu ifade etti. En gerçekçi çözümün riskli bölgedeki mürettebatın tamamen tahliye edilmesi olduğunu savunuyorlar.
Buna rağmen, denizcilik şirketleri tehlikeli bölgelere personel göndermede giderek daha fazla zorluk yaşıyor. Uluslararası kurallar gereği çalışanların riskli görevleri reddetme hakkı olsa da, yüksek maaş tekliflerine ve ek primlere rağmen yeterli personel bulmakta zorlanıyorlar. Bazı şirketlerin, savaş bölgelerinden çıkamayan Ukraynalı denizcilere yöneldiği iddia ediliyor.
The Guardian’ın aktardığı bilgilere göre, bölgedeki tıkanıklık yalnızca denizcilik sektörünü değil, aynı zamanda küresel enerji arz zincirini de tehdit ediyor. Uzmanlar, Hürmüz Boğazı’ndaki uzun süreli bir kilitlenmenin petrol fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabileceği ve tedarik zincirlerinde yeni krizler doğurabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.